18 Mart 2017 Cumartesi

KİŞİSEL NÜFUS DAVALARI VE DİKKAT EDİLECEK GENEL KONULAR


KİŞİSEL NÜFUS DAVALARI VE DİKKAT EDİLECEK GENEL KONULAR

I. GİRİŞ:

Ülkemizin Osmanlı dönemine dayanan bir nüfus sistemi olmasına ve Cumhuriyet’in ilanından sonra da nüfus konusu üzerinde titizlikle durulmasına karşın en çok karşılaştığımız dava türlerinden biri de nüfus davalarıdır. Nüfus davaları kendi içinde kişisel nüfus davaları ve kamusal nüfus davaları olarak ikiye ayrılmakta olup bu makalemizde kişisel nüfus davalarını inceleyeceğiz.

II. KİŞİSEL NÜFUS DAVASI NEDİR:

Kişisel nüfus davası kişinin nüfustaki bir kaydının, ad, soyad, anne ve baba adı gibi kişisel kayıtlarının kendi isteği tarafından değiştirilmek üzere açtığı davalardır. Dolayısıyla bu davaların takibinde kamusal bir zorunluluk bulunmamaktadır.

III. DAVACI VE DAVALI:

Kişisel nüfus davalarında davacı kişinin kendisidir. Bu davaları kişinin velisi ya da yasal temsilcisi de açabilir. Davalı ise nüfus idaresidir. Bunun dışında nüfus davasının başka ilgilileri de varsa onlar da davalı olacaktır. Bu ilgililer menfaat çatışmasına göre belirlenirler. Örneğin, anne adının değiştirilmesi ve kişinin başka bir kadının çocuğu olarak nüfusa kaydının yapılmak istenmesi durumunda nüfusuna kaydedilmek istenen kişi ile ve onun diğer çocuklarıyla menfaat çatışması içinde olacağından her birinin davalı olarak gösterilmesi gerekir. Bunların dışında daha önceleri Cumhuriyet Savcıları da duruşmada hazır bulunmaktaydılar. Ancak bu uygulama kaldırılmıştır.

IV. GÖREVLİ MAHKEME:

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36’ıncı maddesine göre nüfus kaydının iptali ya da düzeltilmesi davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Aile hukuku ile ilgili davalarsa aile mahkemelerinde görülür.

V. YETKİLİ MAHKEME:

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36’ıncı maddesine göre nüfus kaydının iptali ya da düzeltilmesi davalarında yetkili mahkeme kaydın iptalini ya da düzeltilmesini isteyen kişinin yerleşim yeri adresinin bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak bu yetki kanunda “kesin yetki” olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle yetkisiz mahkemede dava açılması durumunda yetkisizlik itirazında bulunulmadığında mahkemenin kendiliğinden yetkisizlik kararı verebilmesi mümkün değildir.

VI. HARÇ:

Kişisel nüfus davalarında davacı maktu harca tabidir. Ancak davalı nüfus idaresi harçtan muaftır. Bu nedenle dava sonunda dava davacının talebine uygun şekilde karara bağlansa bile davalı nüfus idaresi aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmez.

VII. YARGILAMA YÖNTEMİ:

Kişisel nüfus davaları basit yargılama usulüne bağlıdır. Dolayısıyla karşı cevap ve ikinci cevap dilekçesi hakkı bulunmamaktadır. Yine dosyanın HMK m. 150’ye göre işlemden kaldırılmasından sonra yenilenmesi durumunda tekrar işlemden kaldırılması durumunda dava açılmamış sayılır.

VIII. KİŞİSEL NÜFUS DAVALARININ AÇILMA NEDENLERİ:

Kişisel nüfus davaları çok değişik nedenlerden ötürü açılabilmektedir. Bunların başında; adın ve soyadın yanlış yazılmış olması, adın ya da soyadı gülünç ve alay konusu olması, ad ve soyadın başka kelimelerle karıştırılmaya uygun olması, (Fırtana – Fırtına gibi) baba adının yanlış yazılması, doğum tarihinin yanlış yazılması, aynı kişi hakkında birden çok nüfus kaydının bulunması, kişi bekar olduğu halde evli olarak yazılması, gerçekte sağ olan kişinin nüfus kaydının ölü olarak yazılmış olması, kişinin cinsiyetinin yanlış yazılması gelmektedir.

IX. KİŞİSEL NÜFUS DAVALARI İLE KAMUSAL NÜFUS DAVALARI ARASINDAKİ FARKLAR:

Yargılama 6100 sayılı HMK hükümlerine göre yapılacaktır. Kişisel nüfus davalarının kamusal nüfus davalarından ön önemli usul hukuku farkı kişinin çağrıldığı ilk duruşmaya gelmeyip davasını takip etmemesi durumunda HMK m. 150’ye göre dosyanın işlemden kaldırılacak olmasıdır. Müracaata bırakma olarak bilinen bu durumun gerçekleşmesi durumunda davacı bir ay içinde harç ödemeden, üç ay içinde de harç ödeyerek davasını yeniden işleme koydurabilir. Üç ay içinde davasını yenilemediği takdirde davası açılmamış sayılır. Bu nedenle kişisel nüfus davası açacak olanlar davalarını kendileri takip edemeyeceklerse eğer mutlaka bir avukata vekâlet vermelerinde yarar vardır.

İkinci önemli fark ise yargılama giderleri konusundadır. Kamusal nüfus davalarında yargılama aşamasındaki giderler Cumhuriyet Başsavcılığı ödeneğinden karşılanır ancak kişisel nüfus davlarında ki bütün masraflar davacı tarafından karşılanır. Davacının adli yardım ve adli müzaheret isteme hakkı bulunmaktadır.

X. DELİL TOPLAMA SERBESTİSİ:

Kişisel nüfus davalarında delil toplama serbestisi geçerlidir. Asliye hukuk hakimi konu ile ilgili gerek gördüğü delilleri kendisi kendiliğinden araştırabilir. Bu davalarda tanık deliline başvurulabilir. Tanık listesi verildikten sonra ikinci bir tanık listesi de verilebilir. İkinci tanık listesi verilmesine izin verilmesi nüfus kaydının tutulmasının kamu düzeni gereği olması nedeniyle mutlaka doğru şekilde düzeltilmesinin sağlanması içindir.

XI. YARGI YOLU:

Kişisel nüfus davalarında verilen kararlar yargı yolu olarak istinaf mahkemelerinin denetimine bağlıdır. Buna göre verilen kararlara karşı iki hafta içinde mahkemenin bağlı bulunduğu istinaf mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulabilinir.

XII. İLAN:

Bütün nüfus davalarında verilen kararın hüküm fıkrası ilan edilir. Özellikle ad ve soyad değişikliği davalarında bu konu önemlidir. İlan verilen kararların üçüncü kişiler nezdinde geçerli olmasını sağlayacaktır. İlan masrafı da davacıdan alınır.

XIII. MAHKEME KARARININ YERİNE GETİRİLMESİ:

Bütün nüfus davaları kesinleşmeden itibaren 10 gün içinde kararı veren mahkeme yazı işleri müdürü tarafından o yer nüfus müdürlüğüne gönderilir. Nüfus müdürlüğü karara konu değişikliği kendisi nüfus kayıtlarına işler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder