23 Mart 2017 Perşembe

KİŞİSEL AD DÜZELTİLMESİ DAVALARI


KİŞİSEL AD DÜZELTİLMESİ DAVALARI

I. GİRİŞ:

Ülkemizin Osmanlı dönemine dayanan bir nüfus sistemi olmasına ve Cumhuriyet’in ilanından sonra da nüfus konusu üzerinde titizlikle durulmasına karşın en çok karşılaştığımız dava türlerinden biri de nüfus davalarıdır. Nüfus davaları içinde de en çok karşılaşılan türü ad düzeltilmesi davalarıdır. Bu makalemizde kişisel ad düzeltilmesi davalarını inceleyeceğiz.

II. KİŞİSEL NÜFUS DAVASI NEDİR:

Kişisel nüfus davası kişinin nüfustaki bir kaydının, ad, soyad, anne ve baba adı gibi kişisel kayıtlarının kendi isteği tarafından değiştirilmek üzere açtığı davalardır. Dolayısıyla bu davaların takibinde kamusal bir zorunluluk bulunmamaktadır.

III. DAVACI VE DAVALI:

Ad düzeltme davalarında davacı kişinin kendisidir. Adı düzeltilecek kişi 18 yaşın altında ise anne ve babası tarafından da bu dava açılabilir. Dolayısıyla bu davaları kişinin velisi ya da yasal temsilcisi de açabilir. Davalı ise nüfus idaresidir. Bunun dışında nüfus davasının başka ilgilileri de varsa onlar da davalı olacaktır.

IV. GÖREVLİ MAHKEME:

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36’ıncı maddesine göre nüfus kaydının iptali ya da düzeltilmesi davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Aile hukuku ile ilgili davalarsa aile mahkemelerinde görülür. Ad düzeltme davaları da bir tür nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğundan asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.

V. YETKİLİ MAHKEME:

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36’ıncı maddesine göre nüfus kaydının iptali ya da düzeltilmesi davalarında yetkili mahkeme kaydın iptalini ya da düzeltilmesini isteyen kişinin yerleşim yeri adresinin bulunduğu yer mahkemesidir. Yukarıda belirttiğimiz gibi ad düzeltim davaları da bir tür nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğundan davacının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Ancak bu yetki kanunda “kesin yetki” olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle yetkisiz mahkemede dava açılması durumunda yetkisizlik itirazında bulunulmadığında mahkemenin kendiliğinden yetkisizlik kararı verebilmesi mümkün değildir.

VI. HARÇ:

Ad düzeltim davalarında davacı başvurma harcı ve peşin maktu harca tabidir. Ancak davalı nüfus idaresi harçtan muaftır. Bu nedenle dava sonunda dava davacının talebine uygun şekilde karara bağlansa bile davalı nüfus idaresi aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmez.

VII. YARGILAMA YÖNTEMİ:

Ad düzeltim davası bir tür kişisel nüfus davası olması nedeniyle basit yargılama usulüne bağlıdır. Dolayısıyla karşı cevap ve ikinci cevap dilekçesi hakkı bulunmamaktadır. Yine dosyanın HMK m. 150’ye göre işlemden kaldırılmasından sonra yenilenmesi durumunda tekrar işlemden kaldırılması durumunda dava açılmamış sayılır.

VIII. KİŞİSEL NÜFUS DAVALARININ AÇILMA NEDENLERİ:

Kişisel nüfus davası niteliğinde ad düzeltim davaları çok değişik nedenlerden ötürü açılabilmektedir. Bunların başında; adın yanlış yazılmış olması, adın gülünç ve alay konusu olması, adın başka kelimelerle karıştırılmaya uygun olması gelmektedir.

IX. DELİL TOPLAMA SERBESTİSİ:

Ad düzeltim davalarında delil toplama serbestisi geçerlidir. Asliye hukuk hakimi konu ile ilgili gerek gördüğü delilleri kendisi kendiliğinden araştırabilir. Bu davalarda tanık deliline başvurulabilir. Tanık listesi verildikten sonra ikinci bir tanık listesi de verilebilir. İkinci tanık listesi verilmesine izin verilmesi nüfus kaydının tutulmasının kamu düzeni gereği olması nedeniyle mutlaka doğru şekilde düzeltilmesinin sağlanması içindir. Nüfus kayıtları mutlaka getirtilmelidir.

X. DAVANIN ESASINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR:

Ad düzeltim davalarında haklı sebebin varlığı mahkemece araştırılmalıdır. Haklı sebep tespit edildikten sonra bu durumun adın değiştirilmesi için mutlaka gerekip gerekmediği de ayrıca araştırılmalıdır.

Düzeltilmesi istenilen adın anlamı için Türk Dil Kurumuna yazı yazılarak anlamı hakkında açıklama istenebilir.

Araştırma esnasında dikkat edilecek bir başka nokta ise adı değiştirilmek istenen kişinin aynı isimde başka kardeşinin bulunup bulunmadığıdır. Kişi kardeşi ile aynı ismi alamayacağından değiştirmek istediği adın seçiminde bu durum göz önüne alınmalıdır.

Adı değiştirilecek kişi hakkında mutlaka zabıta araştırması yapılmalıdır. Kişinin aranan kişilerden olup olmadığı bu araştırma ile tespit edilir. Kişi eğer aranan kişilerdense adli işlemlerde hata olması olasılığı ve kişinin ceza yargılamasından kaçma olasılığı bulunduğundan ad düzeltim talebi reddedilecektir.

Adın değiştirilmesinden ya da düzeltilmesinden olumsuz etkilenecek kişilerde davaya müdahil olarak katılabilirler.

Nüfus Hizmetleri Yasasının 36/I-b maddesine göre aynı konuya ilişkin olarak sadece bir defa dava açılabilir. Yani ad düzeltim davası açılmış ve davacı lehine sonuçlanmışsa bir daha ad düzeltim davası açılamaz.

XI. YARGI YOLU:

Ad düzeltim davalarında verilen kararlar yargı yolu olarak istinaf mahkemelerinin denetimine bağlıdır. Buna göre verilen kararlara karşı iki hafta içinde mahkemenin bağlı bulunduğu istinaf mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulabilinir.

XII. İLAN:

Bütün nüfus davalarında verilen kararın hüküm fıkrası ilan edilir. Özellikle ad ve soyad değişikliği davalarında bu konu önemlidir. İlan verilen kararların üçüncü kişiler nezdinde geçerli olmasını sağlayacaktır. İlan masrafı da davacıdan alınır. İlan tirajı yüksen beş gazeteden birinde yapılır.

XIII. MAHKEME KARARININ YERİNE GETİRİLMESİ:

Bütün nüfus davaları kesinleşmeden itibaren 10 gün içinde kararı veren mahkeme yazı işleri müdürü tarafından o yer nüfus müdürlüğüne gönderilir. Nüfus müdürlüğü karara konu değişikliği kendisi nüfus kayıtlarına işler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder