28 Mart 2017 Salı

BİR YERDE GEÇİCİ OLARAK OTURANLARA KARŞI AÇILACAK DAVALARDA YETKİ


BİR YERDE GEÇİCİ OLARAK OTURANLARA KARŞI
AÇILACAK DAVALARDA YETKİ

I. GİRİŞ:

Mahkemelerde yargılamanın başında en çok karşılaşılan itirazların başında yetki itirazı gelmektedir. Bu makalemizde bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak davalarda yetkili mahkemenin neresi olacağı konusu üzerinde duracağız.

II. GENEL YETKİ:

6100 sayılı HMK m. 6’ya göre genel yetkili mahkeme davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri de 4721 sayılı TMK hükümlerine göre belirlenir. Bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak davalarda yetkili mahkeme belirlenirken genel yetkinin kapsamına girmeden yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir.

III. “GEÇİCİ OLARAK OTURMA” ve “UZUNCA BİR SÜRE DEVAM ETME” KOŞULLARININ İNCELENMESİ:

Geçici olarak oturma bir kişinin 4721 sayılı TMK hükümlerine göre yerleşim yerinin dışında başka bir yerde sürekli olmayan bir bulunma durumunu ifade eder. Örneğin, memur, işçi, öğrenci, asker gibi kişiler işleri ya da yürüttükleri görevleri nedeniyle asıl yerleşim yerlerinin dışında oturmak zorunda kalabilirler. Bu durumda bulunanlara karşı dava açılması gerektiğinde ve genel yetkinin yani davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili mahkeme olarak uygulanması gerektiğinde gerek davacı açısından gerekse davalı açısından bir mağduriyet yaşanmaması için geçici olarak oturma durumunun çok iyi incelenmesi gerekir.

6100 sayılı HMK m. 8 geçici olarak oturan kişileri “memur, işçi, öğrenci, asker gibi” demek suretiyle örnek olarak saymıştır. Memur kavramına kadrolu ya da sözleşmeli bütün kamu çalışanlarının gireceği, işçi kavramına bütün maaşla çalışanların gireceği, asker kavramına polis teşkilatı mensuplarının da gireceği açıktır. Maddenin bu ibaresi bu şekilde geniş yorumlanmalıdır.

“geçici olarak oturma” kavramına gelince bu kavramın açıklanması aslında madde de belirtilmeyen başka bir etkenin dikkate alınması ile mümkün olacaktır. Yasa maddesi “orada bulunmaları uzunca bir süre devam edecekse” koşulunu getirerek iki ibarenin birlikte değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.

Maddede sayılanlar geçici olarak oturmalı ancak orada bulunmaları uzunca bir süre devam etmelidir. İşte bu durumda bulundukları yer mahkemesi yetkili olacaktır. Geçici olarak oturma ancak orada bulunmaları uzunca bir süre devam edecek olma durumu nasıl açıklanabilir? Maddede sayılan memur, işçi, öğrenci ve asker gibi olanlar yaptıkları iş nedeniyle zaten geçici olarak bulunuyor olurlar. Ancak “uzunca bir süre olması” davalının kalan süresi ile ilgili olarak çözüme kavuşturulması gereken bir durumdur. Örneğin bir öğrencinin kira borcundan dolayı hakkında kira parası alacağına dayalı bir davaya ya da icra takibine uğraması durumunda yetkili mahkeme asıl yerleşim yeri mahkemesi mi yoksa öğrenci olarak bulunduğu yerdeki yani uyuşmazlığın doğduğu yerdeki mahkememi yetkili olacaktır?

Öğrenci dört yıllık fakültenin birinci yılında böyle bir alacak davasına muhatap olursa artık hem geçici olarak oturma hem de uzunca bir süre orada bulunma durumunun gerçekleşeceğini söyleyebiliriz. Çünkü açılacak davanın sonuçlanması için en az üç yıllık daha süre vardır. Ancak öğrenci dört yıllık fakültenin son yılında okulun kapanmasına bir ay kala böyle bir davaya muhatap olursa bu durumda geçici olarak oturma durumu gerçekleşse de uzunca bir süre kalma durumu artık gerçekleşmeyeceğinden öğrencinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu söyleyemeyiz. Bu durumda genel yetki kuralına göre öğrencinin 4721 sayılı TMK m. hükümlerine göre yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu kabul etmek gerekir.

Bazı hukukçular bu maddenin yorumlanmasında mahkemenin iş yükünün de dikkate alınması gerektiğini ve mahkemenin önündeki davayı sonuçlandırması için gerekli olan sürenin iş yükü nedeniyle uzayacak olması durumunda davalı açısından uzunca bir süre kalma koşulunun gerçekleşemeyeceğini belirterek yetkinin genel yetki kuralına göre belirlenmesi gerektiğini savunmaktadırlar. Hal bu ki konunun mahkemelerin iş yükü ile bir ilgisi yoktur. Çünkü genel yetkinin uygulandığı bir davada da dava açıldıktan sonra yerleşim yerini değiştiren ve başka bir yere giden davalılar olabilir. Bu durumda yetkili mahkeme değişmediği gibi mahkemenin iş yükü nedeniyle davalının yerleşim yerinin belirlenmesinde geçici olarak oturma ve uzunca bir süre bulunma koşulu araştırılmamaktadır.

Bizce bakılması gereken ölçütler şunlardır.

  • Kişi 6100 sayılı HMK m. 8’de örnek olarak sayılan kişilerden biri sayılabilir mi?
  • Eğer bu kişilerdense ne kadar süreliğine o yerde bulunmaktadır?
  • Kişi daha ne kadar süre o yerde bulunacaktır?

Eğer kişi HMK m. 8’de yer alan kişilerdense davalı olarak hakkındaki açılacak davanın görüleceği yerde sürekli mi yoksa geçici olarak mı bulunmaktadır buna bakılacak. Eğer geçici olarak bulunmakta ise ve kalacağı süre de tam olarak ya da en azından yaklaşık olarak biliniyorsa bu durumda dava konusu olayın doğumundan sonra geriye ne kadar süre kalmıştır bu tespit edilecek. Böylece “uzunca bir süre devam etme” koşulunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli olacak. Eğer uzunca bir süre orada kalmaya devam etmeyecekse davalının oradaki adresinde dava açılamaz. Bu durumda genel yetkili mahkeme yetkili hale gelecektir. Eğer uzunca bir süre orada kalmaya devam edecekse bu durumda dava orada görülebilecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder