11 Ekim 2016 Salı

HUSUMET NEDENİYLE DAVANIN REDDİNDE YASAL VEKÂLET ÜCRETİNİN HESAPLANMASI


HUSUMET NEDENİYLE DAVANIN REDDİNDE
YASAL VEKÂLET ÜCRETİNİN HESAPLANMASI

I. GİRİŞ:

Ülkemizde açılan davaların önemli bir kısmı husumetin yanlış kişiye yöneltilmesi nedeniyle reddedilmektedir. Bu durumda davacı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmekte ve önemli bir miktarla karşılaşmaktadır. Bu makalemizde husumet nedeniyle davanın reddi durumunda yasal vekâlet ücretinin miktarının nasıl belirleneceğini tartışacağız.

II. YASAL VEKÂLET ÜCRETİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ:

Yasal vekâlet ücretinin hukuki niteliği 6100 sayılı HMK'nın “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323'üncü maddesinin (ğ) bendine göre yargılama gideridir. Bu konuda ülkemizde çok uzun tartışmalar olmasına karşın kısaca özetleyecek olursak, yargılama gideri davayı kazanan tarafın yargılama sürecinde yaptığı masrafları içerir. Davayı kazanan taraf hükümle birlikte yaptığı masrafları da geri alması hakkını kazanır. Yasal vekâlet ücreti de bu yargılama giderlerinden biridir. Ancak belirlenmesi farklı esaslara bağlı tutulmuştur. Yasal vekâlet ücreti davayı kazanan ve davada kendisini avukat ile temsil ettiren kişinin avukatın ödediği avukatlık ücretini davayı kaybeden taraftan almasını sağlayan yargılama gideridir. Sözünü ettiğimiz yasal vekâlet ücretinin sözleşmesel avukatlık ücreti ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Hakim yargılama giderlerine hükmederken dosya kapsamında tarafların ne kadar masraf yaptıklarını belirlemek ve bunları hüküm fıkrasında göstermek zorundadır. Yasal vekâlet ücretini ise hakimin dosya kapsamında belirlemesi mümkün değildir. Çünkü davanın taraflarının avukatları ile ne kadar sözleşmesel avukatlık ücretinde anlaştıklarını bilmesi olanaklı değildir. Bu nedenle yargılama gideri niteliğindeki yasal vekâlet ücreti Avukatlık asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenir.

III. YASAL VEKÂLET ÜCRETİNİN HUKUKİ DAYANAĞI:

Yasal vekâlet ücretinin düzenlendiği iki yasal düzenleme bulunmaktadır. Bunlardan birincisi yukarıda belirttiğimiz gibi HMK m. 323 ve 330 diğer ise 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164'üncü maddesidir. Bu maddeye yasal vekâlet ücreti avukatlara aittir. Ülkemizde en çok tartışılan konu da budur. Ancak konumuz dışında olduğu için bu konuya girmiyoruz.

Yasal vekâlet ücretinin miktarının belirlendiği diğer hukuki düzenleme ise Avukatlık asgari Ücret tarifesidir. Bu tarife yine Avukatlık Kanununun verdiği yetki ile Türkiye Barolar Birliği'nin görüşü alınmak koşuluyla Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenir ve her yıl Resmi Gazete'de ilan edilir.

IV. HUSUMET NEDENİYLE DAVANIN REDDİ:

Dava eğer yanlış kişiye karşı açılmışsa bu durumda mahkeme davayı esastan sonuçlandırmak yerine husumet nedeniyle davanın reddine karar verir. Bu durumda aleyhine haksız olarak dava açılan taraf lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekir. Bazende husumet yanlışlıkla ya da kabil edilebilir bir yanılgı eseri yanlış tarafa yöneltilir. HMK m. 124/IV'de düzenlenmiş olan bu durumda da yine aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olan taraf lehine de yargılama giderlerine hükmedilir. Dolayısıyla husumet nedeniyle davanın reddi durumunda da mutlaka yargılama giderlerine hükmedilecek ve yasal vekâlet ücreti de yukarıda açıkladığımız gibi yargılama gideri olduğu için yanlış husumet yöneltilen kişi kendisini avukatla temsi ettiriyorsa bu durumda yasal vekâlet ücreti almaya hak kazanacaktır.

V. HUSUMET NEDENİYLE DAVANIN REDDİNDE YASAL VEKÂLET ÜCRETİNİN HESAPLANMASI:

Yasal vekâlet ücreti AAÜT hükümlerine göre hesaplanır. AAÜT'nin genel hükümleri dava sonunda karşılaşılacak durumlara göre yasal vekâlet ücretinin ne miktarda hükmedileceğine ilişin özel düzenlemeler içermektedir. Tarifeye bakıldığında “Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret” başlıklı 7'inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki düzenlemeyi içermektedir.

“Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.”

Bu maddeye göre öncelikle davanın konusunun para ile ölçülebilir olup olmadığına bakılacaktır. Davanın konusu para ile ölçülebilir ise AAÜT'nin üçüncü kısmında yazılı olan azalan oranlardaki nispi avukatlık ücreti dava konusunun değerine göre hesaplanacaktır. Hesaplanan bu miktarın üst sınırını tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde her bir mahkeme için belirlenmiş olan miktar oluşturacaktır. Örneğin konusu para ile ölçülebilir bir dava asliye hukuk mahkemesinde görülmekteyken husumet nedeniyle davanın reddine karar verilirse ve üçüncü kısma göre hesaplanan nispi avukatlık ücreti 2.000 TL tutuyorsa, ikinci kısım ikinci bölümde asliye hukuk mahkemeleri için öngörülen asgari miktar 1.800 TL olacağından yasal vekâlet ücretinin miktarı da bu rakamı geçemeyecektir. Aynı durum diğer mahkemeler için de geçerlidir. Konusu para ile ölçülemeyen davalarda ise doğudan tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde her bir mahkeme için yazılı olan maktu ücret ödenecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder