28 Mart 2017 Salı

KİŞİSEL YAŞ DÜZELTİLMESİ DAVALARI


KİŞİSEL YAŞ DÜZELTİLMESİ DAVALARI

I. GİRİŞ:

Ülkemizin Osmanlı dönemine dayanan bir nüfus sistemi olmasına ve Cumhuriyet’in ilanından sonra da nüfus konusu üzerinde titizlikle durulmasına karşın en çok karşılaştığımız dava türlerinden biri de nüfus davalarıdır. Nüfus davaları içinde de en çok karşılaşılan türlerinden biri de yaş düzeltilmesi davalarıdır. Bu makalemizde kişisel yaş düzeltilmesi davalarını inceleyeceğiz.

II. KİŞİSEL NÜFUS DAVASI NEDİR:

Kişisel nüfus davası kişinin nüfustaki bir kaydının, ad, soyad, anne ve baba adı gibi kişisel kayıtlarının kendi isteği tarafından değiştirilmek üzere açtığı davalardır. Dolayısıyla bu davaların takibinde kamusal bir zorunluluk bulunmamaktadır.

III. DAVACI VE DAVALI:

Yaş düzeltme davalarında davacı kişinin kendisidir. Yaşı düzeltilecek kişi 18 yaşın altında ise anne ve babası tarafından da bu dava açılabilir. Dolayısıyla bu davaları kişinin velisi ya da yasal temsilcisi de açabilir. Davalı ise nüfus idaresidir. Bunun dışında nüfus davasının başka ilgilileri de varsa onlar da davalı olacaktır.

Soyadı düzeltilmesi davası açan kişinin nüfusta kayıtlı aile bireyleri, örneğin kardeşler ya da 18 yaşından büyük çocuklar açılan davaya asli müdahil davacı olarak katılabilirler. Bunun için asli müdahale dilekçesi vermeleri yeterlidir.

IV. GÖREVLİ MAHKEME:

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36’ıncı maddesine göre nüfus kaydının iptali ya da düzeltilmesi davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Yaş düzeltme davaları da bir tür nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğundan asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.

V. YETKİLİ MAHKEME:

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36’ıncı maddesine göre nüfus kaydının iptali ya da düzeltilmesi davalarında yetkili mahkeme kaydın iptalini ya da düzeltilmesini isteyen kişinin yerleşim yeri adresinin bulunduğu yer mahkemesidir. Yukarıda belirttiğimiz gibi yaş düzeltim davaları da bir tür nüfus kaydının düzeltilmesi davası olduğundan davacının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Ancak bu yetki kanunda “kesin yetki” olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle yetkisiz mahkemede dava açılması durumunda yetkisizlik itirazında bulunulmadığında mahkemenin kendiliğinden yetkisizlik kararı verebilmesi mümkün değildir.

VI. HARÇ:

Yaş düzeltim davalarında davacı başvurma harcı ve peşin maktu harca tabidir. Ancak davalı nüfus idaresi harçtan muaftır. Bu nedenle dava sonunda dava davacının talebine uygun şekilde karara bağlansa bile davalı nüfus idaresi aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmez.

VII. YARGILAMA YÖNTEMİ:

Yaş düzeltim davası bir tür kişisel nüfus davası olması nedeniyle basit yargılama usulüne bağlıdır. Dolayısıyla karşı cevap ve ikinci cevap dilekçesi hakkı bulunmamaktadır. Yine dosyanın HMK m. 150’ye göre işlemden kaldırılmasından sonra yenilenmesi durumunda tekrar işlemden kaldırılması durumunda dava açılmamış sayılır.

VIII. KİŞİSEL NÜFUS DAVALARININ AÇILMA NEDENLERİ:

Kişisel nüfus davası niteliğinde yaş düzeltim davaları çok değişik nedenlerden ötürü açılabilmektedir. Davanın açılabilmesi için davayı açmakta davacının hukuki haklı sebeplerinin bulunması gerekir. Bunlar yasada sayılmamış ancak Yargıtay içtihatları ile ortaya çıkmıştır. Yaşa etkili olan en önemli kayıt doğum tarihidir. Doğum tarihinin ay gün ve yıl olarak yanlış yazılmış olması yaşın da yanlış olması sonucunu doğurur. Uygulamada daha çok bu tür uyuşmazlıklarla karşılaşılmaktadır.

IX. DELİL TOPLAMA SERBESTİSİ:

Yaş düzeltim davalarında delil toplama serbestisi geçerlidir. Asliye hukuk hakimi konu ile ilgili gerek gördüğü delilleri kendisi kendiliğinden araştırabilir. Bu davalarda tanık deliline başvurulabilir. Tanık listesi verildikten sonra ikinci bir tanık listesi de verilebilir. İkinci tanık listesi verilmesine izin verilmesi nüfus kaydının tutulmasının kamu düzeni gereği olması nedeniyle mutlaka doğru şekilde düzeltilmesinin sağlanması içindir. Nüfus kayıtları mutlaka getirtilmelidir.

X. DAVANIN ESASINDA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR:

Yaşın düzeltilmesi istenen kişinin düzeltilmesi istenen yaşta başka kardeşi bulunup bulunmadığı mutlaka nüfus kayıtlarına bakılarak araştırılmalıdır. Çünkü ikiz olmadığı sürece aynı yaşta iki kardeşin bulunması mümkün değildir. İki kardeş arasında en az 180 gün fark bulunmalıdır.

Yaşı düzeltilmek istenen kişinin ikiz ya da üçüz kardeşi varsa bu durumda talep reddedilecektir. Çünkü ikiz ya da üçüz kardeşinden başka bir gün doğmuş olması mümkün değildir. Eğer ikiz olmadığı iddiası varsa bu iddianın Adli Tıp incelemesi ile tespit edilerek rapora bağlanmasından sonra kayıt düzeltilebilir.

İki kardeşin ikiz oldukları iddiası varsa diğer kardeşinde hastane ya da Adli Tıp Kurumuna sevki yapılmalıdır.

Kişi evlilik birliği içinde doğmuşsa bu durumda en erken anne ve babasının evlilik tarihinin üzerinden 180 gün geçmekle doğmuş olabilir. Daha öncesi evlilik tarihinin öncesine denk geldiği için talep reddedilmelidir. Bunun tek istisnası anne ve babanın evlilik öncesi birlikte yaşadıklarının tanık beyanı ile ispatlanması durumudur.

Geçtiğimiz yallarda evlilik dışı doğan çocuklar hakkında çok sayıda af yasası çıkartıldı. Kişinin doğum kaydı bu tür bir yasa kapsamında yapıldıysa bu durumda anne ve babanın evlilik tarihinin araştırılmasına gerek yoktur.

Boşanma durumunda da boşanmadan sonraki 300 güne kadar yaş düzeltmesi işlemi yapılabilmektedir.

Anne ya da babanın ölmüş olması durumunda ölüm tarihleri önemlidir. Annenin en son ölüm tarihinde doğum yaptığı kabul edilir. Çünkü doğum esnasında ölmüş bulunabilir. Aynı durum babanın ölüm tarihi içinde geçerlidir. Kişi en son babanın ölüm tarihinde ana rahmine düşmüş olabilir.

Doğum kaydı tutanak tanıkları da çağrılarak dinlenebilir. Ancak asıl önemli inceleme tıbbi incelemedir. Yaşı düzeltilmek istenen kişinin kaç yaşında olduğunun tespit edilebilmesi için tam teşekküllü devlet hastanesine ya da Adli Tıp Kurumuna sevki yapılarak dava tarihinde kaç yaşında bulunduğunun tespitinin yapılması mutlaka istenilmelidir. Çünkü asıl sonuç bu inceleme sonucunda ortaya çıkacaktır.

Nüfus Hizmetleri Yasasının 36/I-b maddesine göre aynı konuya ilişkin olarak sadece bir defa dava açılabilir. Yani soyad düzeltim davası açılmış ve davacı lehine sonuçlanmışsa bir daha yaş düzeltim davası açılamaz. Ancak yaş düzeltim davası ile doğum yılını düzelttiren kişi ay ve gün kaydı bulunmuyorsa ay ve gün kaydı konulması için dava açabilecektir.

Resmi kurum ya da kuruluşlarda doğan kişiler hakkında doğum tarihinin düzeltilmesi istenemez.

Yaş düzeltim istemi ancak yaşın büyütülmesi için olabilir. Yaşın küçültülmesi için olamaz. Bu konudaki talepler reddedilmelidir.

Yaş düzeltim isteyen kişinin görünüşü talibini yalanlar nitelikte olmayacaktır. Örneğin 40 yaşında olduğunu iddia eden bir kişi 20 yaşında görünmemelidir.

Doğum tarihinin Rumi takvime göre yazılı olanlar içinde Miladi takvime göre doğum tarihlerinin düzeltilmesi istenebilmektedir. İki takvim arasında 584 yıl 13 gün süre bulunmaktadır. Bu süre esasına göre doğum tarihi Miladi takvime çevrilebilir.

Kişinin ay ve günü yazılı değilse yaşının hesaplanmasında 1 Temmuz doğum günü kabul edilir.

Genel nüfus sayımı nedeniyle kaydı yapılan kişi 18 yaşını doldurduğu günden itibaren 6 için de yaş düzeltim davası açabilir. Bu süre hak düşürücü süredir.

Ölen kardeşin nüfus cüzdanını kullanan kişilerin açtıkları davalar bu tür düzeltme işlemleri nüfus müdürlükleri tarafından yapıldığından reddedilecektir.

XI. YARGI YOLU:

Yaş düzeltim davalarında verilen kararlar yargı yolu olarak istinaf mahkemelerinin denetimine bağlıdır. Buna göre verilen kararlara karşı iki hafta içinde mahkemenin bağlı bulunduğu istinaf mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulabilinir. Cumhuriyet Savcısının da istinafa başvuruda bulunma hakkı bulunmaktadır.

XII. MAHKEME KARARININ YERİNE GETİRİLMESİ:

Bütün nüfus davaları kesinleşmeden itibaren 10 gün içinde kararı veren mahkeme yazı işleri müdürü tarafından o yer nüfus müdürlüğüne gönderilir. Nüfus müdürlüğü karara konu değişikliği kendisi nüfus kayıtlarına işler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder