14 Ekim 2016 Cuma


İLAMLI İCRA TAKİBİ YAPILDIKTAN SONRA
İHTİYATİ HACİZ İSTENEBİLİR

I. GİRİŞ:

Ülkemizde yaygın olarak görülen durumlardan biride davayı kaybeden tarafın kararın kesinleşmesi ile birlikte bir an evvel hacizden mal kaçırmaya başlaması oluşturmaktadır. Bu makalemizde bu durumu engelleyen bir hukuk yolunu açıklayacağız.

II. İLAMLI İCRA TAKİBİ:

İlamlı icra takibi İİK m. 38'de sayılan belgelerden birine dayanılarak yine İİK m. 35'de yazılı olan ödeme emrinin borçluya gönderilmesi ile başlatılır. Buna göre mahkeme ilamlarının dışında aşağıdaki belgelerde ilam niteliğindedir;

  1. Mahkeme huzurunda yapılan sulhler,
  2. Mahkeme huzurunda yapılan kabuller,
  3. Kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren düzenleme biçimindeki noter senetleri,
  4. İcra dairesindeki kefaletler,
ilamlı icra takibine konu olabilen belgelerdendir.

Bizim açıklayacağımız durum daha çok mahkeme ilamlarıdır. Ancak diğer durumlarda da benzer şekilde hacizden mal kaçırmalar yaşanabilmektedir.

III. TAKİBİN KESİNLEŞMESİ:

İlamlı icra takibinin kesinleşmesi için icra ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi ve tebliğ tarihinden itibaren de borcunu ödemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi'nden ya da Yargıtay'dan icranın geri bırakılması kararı getirmesi için öngörülen 7 günlük sürenin de geçmiş olması gerekir. Uygulamada sık rastlanan durumları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

  1. Borçlu yedi günlük ödeme süresi içinde malını kaçırmaktadır,
  2. Borçlu yedi günlük süre içinde ilam henüz istinaf ya da temyiz incelemesine yeni gitmişse icranın geri bırakılması kararı almakta ve bu karardan sonra malını kaçırma yoluna gitmektedir,
  3. Bir başka sık rastlanan durum ise borçlu ödeme emrinin tebliğini bir şekilde engellemekte ya da geciktirmektedir. Bu süre içinde de malını kaçırmaktadır.
Son belirttiğimiz durum Tebligat Kanununun 21 ve 35'inci maddeleri ile aşılabilse de borçlunun yurt dışında bulunması durumunda yurt dışına tebligat önemli derecede zaman gerektirdiğinden borçlu ilamda yazılı olan borcunu ödememek için mallarını kaçırabilmektedir.

IV. İHTİYATİ HACİZ:

İİK m. 257 ve devamı maddeleri ihtiyati haciz uygulamalarını düzenlemiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.i İncelemesini yaptığımız konu açısından ihtiyati haciz için iki koşulun gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Birincisi alacak muaccel yani talep edilebilir olmalıdır. İkincisi ise alacak rehinle temin edilmemiş olmalıdır. İlamlı icra takibi eğer kesinleşmesinin beklenmesi gerekmeyen bir ilam için yapılmışsa bu durumda alacak muaccel yani talep edilebilir hale gelmiş demektir. Kesinleşmesi zorunlu olan ilamlarda örneğin tapu iptali ve tescili davalarında olduğu gibi, ilamın kesinleşmesi gerçekleşmeden ilamlı icra takibine geçilemez. İlam verildikten sonra borçlu söz konusu alacak için rehin vermişse bu durumda da ilamlı icra takibine başlanılamayacaktır.

V. İLAMLI İCRA TAKİBİNDEN SONRA İHTİYATİ HACZİN İSTENMESİ:

Konusu para alacağı olan ilamların icrasında alacaklı takip kesinleşmeden önce ihtiyati haciz isteyebilir. Bunun en önemli koşulu hakkını tehlikede görmüş olmasıdır. Ülkemizde ihtiyati haciz taleplerine bu kadar çok başvurulmasının nedeni de budur. Alacaklılar alacaklarını tahsil edememe riski karşısında ilamları aldıktan hemen sonra ihtiyati haciz başvurusunda bulunmaktadırlar. Ancak bazı durumlar var ki ilam hemen icra takibine konulsa da takibin kesinleşmesi ve kesin haciz isteme hakkının doğması zaman aldığından hakkını tehlikede gören alacaklı icra takibinden hemen sonra ancak icra takibi kesinleşmeden önce ihtiyati haciz isteyebilmektedir. Takipten hemen sonra ihtiyati haciz istenmesinin diğer koşuları normal ihtiyati haciz gibidir. Bu durumda alacaklının yeni bir icra takibinde bulunmasına gerek yoktur başlatmış olduğu icra takibi içinde ihtiyati haciz kararı uygulanır. Bunun için alacaklının İİK m. 264/I'e göre ihtiyati haciz kararını icra takip dosyasında yedi gün içinde işleme koydurması gerekir.

VI. İHTİYATİ HACZİN İSTENECEĞİ MAHKEME:

İhtiyati haciz İİK m. 258 ve İİK m. 50'nin yollamasıyla HMK hükümlerine göre para alacaklarında yetkili mahkemeden istenebilir.

Aile mahkemelerinin bu konuda yetkili olup olmadığı tartışmalı durumdadır. Bizce aile mahkemelerinden takip sonrası ihtiyati haciz kararı verilmesi doğru değildir. Çünkü aile mahkemesi ilamı konusu para alacağı olan bir ilamlı icra takibine konu olmuşsa, örneğin nafaka, tazminat ve yargılama giderleri gibi artık hüküm anından itibaren konusu para alacağı olana bir ilamlı icranın konusu olacaktır. Bu durumda artık aile hukuku ile ilgili özel bir hukuk bilgisi gerekmeyecektir. Bu nedenle para alacaklarına ilişkin HMK'da yer alan hükümlere göre yetkili olan mahkemenin belirlenmesi daha doğru olacaktır.

i Kuru Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı; s. 1033; Adalet Kitapevi; İkinci Baskı; 2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder