22 Eylül 2016 Perşembe

EL BİRLİĞİ MÜLKİYETİNDEKİ TAŞINMAZLARIN HACZİNDE BORÇ İLİŞKİSİNE DAHİL OLMAYANLARIN MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI


EL BİRLİĞİ MÜLKİYETİNDEKİ TAŞINMAZLARIN HACZİNDE
BORÇ İLİŞKİSİNE DAHİL OLMAYANLARIN
MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI

I. GİRİŞ:

Borçlunun mallarının haczedilmesinin bazı hukuki sonuçları olmaktadır. Malları haczedilen borçlunun bir kısım mallarının başka kişilerle ortak olması haciz esnasında bazı adaletsiz durumların oluşmasına neden olmaktadır. Bu makalemizde el birliği mülkiyetindeki taşınmazlardaki borçluya ait hakların ve miras paylarının haczedilmesi durumunda borç ilişkisi ile ilgisi olmayan diğer paydaşların uğradığı haksızlığa ilişkin adalet düzenimizdeki yanlış uygulamayı konu aldık.

II. EL BİRLİĞİ MÜLKİYETİ NEDİR?

El birliği mülkiyeti ya da eski Medeni Kanunumuzdaki adıyla iştirak halinde mülkiyet TMK m. 701'e göre kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti olup bu tür mülkiyette ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Dolayısıyla payların ayrı ayrı haczi ya da satışı hukuken mümkün değildir. Haciz uygulamalarında da bu yüzden el birliği mülkiyetindeki taşınmazların tamamının satılması ve satış parasındaki borçlu hissesinin haczi yoluyla alacağın tahsili yoluna gidilmektedir.

III. İCRA VE İFLAS KANUNUNA GÖRE EL BİRLİĞİ MÜLKİYETİNDEKİ PAYLARIN HACZİ VE SATIŞI NASIL YAPILMAKTADIR?

Borçlunun el birliği mülkiyetine bağlı bir taşınmazı varsa, ki bu genellikle miras yoluyla intikal etmiş taşınmazlarda daha çok görülmektedir, bu durumda taşınmaz üzerine haciz konulduğunda hacizli malın satışı için İİK m. 121'e göre icra müdürlüğü, icra hukuk mahkemesinden satışın ne şekilde yapılacağı konusunda bilgi sormakta ve icra hukuk mahkemesi de bu maddeye ve TMK m. 701 ve devamı maddelerine göre paylı mülkiyet olmadığı için pay satışının yapılamayacağından satışı gerçekleştirecek olan alacaklı ya da vekiline paydaşlığın giderilmesi davası açmak üzere yetki vermektedir. Çünkü TMK m. 703'e göre el birliği mülkiyetindeki taşınmazların paylaştırılması da paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır. Paylı mülkiyet hükümlerine göre paylaştırma da ancak paydaşlığın giderilmesi davası ile gerçekleştirilebilir.

IV. PAYDAŞLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI AÇMAK ÜZERE YETKİ VERİLMESİNİN ELEŞTİRİSİ:

Borçlunun el birliği mülkiyetindeki taşınmazının haczedilmesi ve bu taşınmazdaki payına düşen kısmın satılması için uygulanan yöntem taşınmazda hakkı olan ve icra dosyasındaki borçla da ilgisi olmayan diğer malikler açısından haksızlık yaratmaktadır. Çünkü paylı mülkiyette borçlunun payı haczedilir ve ancak o payın açık arttırma yoluyla satışı yapılır. Böylece alacak ilişkisinin tarafı olmayan diğer paydaşların payının satışı söz konusu olmaz. El birliği mülkiyetinde ise pay olmadığı için taşınmazın tamamının paydaşlığın giderilmesi davası yoluyla satışı sağlanmakta elde edilen satış parası içinden borçlunun payına düşen kısmın borcu karşılayacak kadarı haczedilmektedir. Bu durumda borçla ilişkisi olmayan ancak taşınmazda hak sahibi olan kişilerinde satış parasından gelen hakları kendilerine verilmektedir. Bu durumun yarattığı en büyük sıkıntı diğer hak sahiplerinin taşınmazın satışın istememelerine karşın kendi mülkiyetlerindeki bir taşınmazın izinleri olmaksızın satılmasıdır. Bu durumun ortaya çıkmasındaki en önemli yanlışlık el birliği mülkiyetindeki taşınmazların bu hukuki durumlarının değiştirilmesi sağlanmadan haciz ve satış işlemine devam edilmesidir.

V. KADASTRO KANUNU EK 3'ÜNCÜ MADDENİN GETİRDİĞİ YENİLİK:

2009 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanununda yapılan değişiklikle el birliği mülkiyetinin çözdürülmesi için Tapu Müdürlüklerine yetki verilmiştir. Ek 3'üncü maddeye göre;

Bir mirasçı, miras ortaklığından doğan el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde tapu sicil müdürü, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Tebligat masrafları ilgilisince karşılanır.

El birliği mülkiyetinin devamına yönelik bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan herhangi biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu taşınmaz mal üzerindeki el birliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülerek, hissedarlık esaslarına göre mirasçılar adına tapu kütüğüne tescil edilir.”
 
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin olarak daha önce bir makale kaleme almıştık. Kısaca açıklayacak olursak; mirasçılardan biri tapu müdürlüğüne gelerek el birliği mülkiyetindeki taşınmazın paylı mülkiyete dönüştürülmesi için dilekçe ile başvuruda bulunacak. Tapu müdürlüğü de diğer hak sahiplerine tebligat çıkartarak bu duruma bir itirazlarının bulunup bulunmadığını soracak, diğer hak sahiplerinden bir itiraz gelmezse ya da paylaşma davası açmazlarsa tapi müdürlüğü el birliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürerek her bir paydaşın payını tapi kütüğüne tescil edecektir.
Eğer İİK m. 121'in uygulanması esnasında alacaklı ya da vekiline 3402 sayılı Kadastro Kanunu Ek 3'üncü maddedeki bu işlemi yapmak üzere yetki verilirse bu durumda taşınmazın el birliği mülkiyeti alacaklı ya da alacaklı vekili tarafından sonlandırılarak paylı mülkiyete dönüştürülmesi sağlanabilir ve bundan sonra sadece borçlunun payının haczi ve satışı sağlanarak diğer paydaşların mülkiyet hakkı korunabilir. Eğer diğer hak sahipleri el birliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karşı çıkarlarsa bu durumda bu karşı çıkışlarının hukuki gerekçesine karşı yine alacaklının ya da vekilinin yargı yoluna gitmek üzere yetkilendirilmesi gerekir. Bu durumda el birliği mülkiyetine bağlı taşınmazdaki borçlunun haklarının haczi süreci uzar ancak borçla ilişkisi olmayanların mülkiyet hakkı korunmuş olur. Diğer hak sahiplerinin 3402 sayılı yasanın Ek 3'üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre kendilerine verilen cevap süresi içinde paydaşlığın giderilmesi için dava açmaları olasılığı ise bizi zaten şuan var olan uygulamaya götürür. Bu durumda paydaşlığın giderilmesi davası sonucu beklenir. Bu dava sonucunda borçlunun payına düşen kısım haczedilerek icra dosyasına yatırılır.
Şu an geçici görevle baktığım icra hukuk mahkemesinde önüme gelen bu tür İİK m. 121 başvurularında “alacaklı ya da vekiline 3402 sayılı yasanın Ek 3'üncü maddesine göre el birliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürmek üzere ilgili tapu müdürlüğüne başvuruda bulunmak ya da paydaşlığın giderilmesi davası açmak üzere yetki verilmesine” şeklinde yetki vermekte ve alacaklı ya da vekiline daha az masraflı ve daha kısa sürede gerçekleşecek bir yolu da açık tutmaktayım.

VI. YENİ İCRA VE İFLAS KANUNUNDA BU DURUM DİKKATE ALINMALIDIR:

Yeni icra ve iflas kanunu tasarısı şuan hazırlanmaktadır. Bu tasarı hazırlanırken bu konunun da dikkate alınmasında çok büyük fayda bulunmaktadır. Mülkiyet hakkının hem Anayasa hem de AİHS ve eki protokoller tarafından korunduğunu düşünecek olursak uygulama ile hukuk hayatımıza sokmaya çalıştığım bu durumun İİK tasarısına girmesi durumunda icra ve haciz işlemlerinde de borçla ilişkisi olmayan kişilerin mülkiyet hakkının korunmasını sağlayacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder