27 Eylül 2016 Salı

AVUKATIN GÖREVİNİ YAPAMAZ DURUMDA OLMASI HALİNDE MAHKEMELERDE YAPILMASI GEREKEN USUL İŞLEMLERİ


AVUKATIN GÖREVİNİ YAPAMAZ DURUMDA OLMASI HALİNDE
MAHKEMELERDE YAPILMASI GEREKEN USUL İŞLEMLERİ
I. GİRİŞ:

Yargılamalar esnasında sıkça karşılaşılan sorunlarımızdan biri de dosyayı vekil olarak takip eden avukatın sürekli ya da geçici olarak avukatlık görevini yapamaz durumda bulunması halinde yargılamanın ne şekilde devam edeceği sorunudur. Bu makalemizde bu konuyu ele alacağız.

II. AVUKATIN VEKİLLİK GÖREVİNİ GEÇİCİ OLARAK YA DA TAMAMEN YAPAMAZ HALDE OLMASI:

Avukatın tamamen görevini yapamaz duruma gelmesi değişik şekillerde olabilir. Ölüm, meslekten ya da işten çıkarılması, işten yasaklanması, yoğun tedavi gerektiren ve uzun süre işinin başına dönmesini engelleyen bir hastalığa yakalanması tamamen görevini yapamaz hale gelme durumuna örnek gösterilebilir.

Avukatın geçici olarak görevini yapamaz durumda olmasına ise hastalık, kısa süreli disiplin cezası almış olması ve tutukluluk halleri örnek gösterilebilir. Bu ve benzeri durumlarda mahkemelerin işlerini aralıksız ve usul ekonomisine uygun yürütebilmeleri için barolara önemli bir görev düşmektedir.

III. AVUKATLIK KANUNUNUN BAROLARA VERDİĞİ GÖREV:

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 42'inci maddesi bu ve benzeri durumlar için barolara önemli görevler vermiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Bir avukatın geçici olarak görevlendirilmesi” başlıklı 42'inci maddesi;

Bir avukatın ölümü veya meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, baro başkanı, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartiyle, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı görevlendirir ve dosyaları kendisine devir ve teslim eder. (Ek cümle : 2/5/2001 - 4667/28 md.) Ayrıca durumu mahkemelere ve gerekli göreceği yerlere bildirir. Bu hükümler avukatlık ortaklığı hakkında da kıyasen uygulanır.

Yukarı ki fıkrada yazılı işlere ait kanuni süreler, dosyaların devir ve teslimine kadar işlemez. Şu kadar ki, bu süre üç ayı geçemez.

(Mülga : 2/5/2001 - 4667/28 md.)

Kendisine görev verilen avukat haklı sebepler göstererek bunu reddedebilir. Ret sebeplerinin yerinde olup olmadığına baro yönetim kurulu karar verir.

Vekalet görevi, temsil edilen avukatın talimatına bağlı olmaksızın, bu görevi yapan avukatın sorumluluğu altında yürür. Yapılan işlerin ücretini, kendisine vekalet olunan avukat öder. Anlaşmazlık halinde ücretin miktarı baro yönetim kurulu tarafından belirtilir.

hükmünü içermektedir.

Bu maddeye göre avukatın geçici olarak ya da tamamen işini yapamaz duruma gelmesi durumunda baro başkanı ilgililerin yazılı istemi üzerine ya da iş sahiplerinin yazılı iznini almak suretiyle işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı görevlendirir ve dosyaları kendisine devir ve teslim eder. Burada baro başkanlarının iki türlü harekete geçme yetkisi bulunmaktadır. İlgililerin yazılı istemi üzerine baro başkanlığının bilgi sahibi olmasının sağlanması ile ya da avukatın temsil ettiği iş sahiplerinin yazılı izni baro başkanlığınca alınarak kendiliğinden harekete geçilebilecektir. İlgililer kavramı içine aşağıda açıklayacağımız üzere avukatın dosyalarının bulunduğu mahkemeleri de dahil edebilirsiniz. Baro başkanlıkları bu durumu mahkemelere ve gerekli göreceği yerlere bildirmekle de yükümlüdür. İşte bu yükümlülük mahkemelerin avukatın durumundan iki türlü haberdar olmalarını sağlamaktadır. Mahkeme ya baro başkanlığının yazılı bildirimi ile durumdan haberdar olur ya da yargılama esnasında tarafların durumu mahkemeye yazılı ya da sözlü olarak bildirmesi ile haberdar olur.

IV. MAHKEMENİN YAPACAĞI USUL İŞLEMLERİ:

Yargılama esnasında mahkemenin avukatın görevini geçici olarak ya da tamamen yapamayacağından haberdar olması üzerine hukuk ve ceza yargılamasına göre iki farklı şekilde usul hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Ceza yargılamasında avukatın CMK hükümlerine göre zorunlu ya da isteğe bağlı müdafi olarak görev yapıyor olması durumunda bu durum ilgili baronun CMK servisine bildirilerek yeni bir müdafi atanması istenecektir.

Hukuk yargılamasında iş yapamaz durumdaki avukat eğer baro tarafından görevlendirilen adli yardım gönüllü avukatı ise bu durum ilgili baronun adli yardım kuruluna bildirilerek yeni bir avukatın görevlendirilmesi istenecektir.

Vekâletle takip edilen işlerde ise uygulama biraz daha farklılaşacaktır. Eğer avukatın bağlı olduğu baro henüz kendisine başvuru yapılmadığı için ya da iş sahiplerinin iznini alamadığı için ya da avukatın iş yapamaz durumda bulunduğundan haberdar olmadığı için avukat görevlendirmesi yapamamış ise ceza yargılamasında acil durumlarda zorunlu müdafi atanmasını gerektiren hallerde CMK servisinden bir avukatın görevlendirilmesi sağlanarak yargılamaya devam edilebilir.

Hukuk yargılamasında ise öncelikle 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 42'inci maddesinde yazılı olan yetkisini kullanarak dosyaya bir avukatın görevlendirilmesini avukatın bağlı olduğu baro başkanından talep etmek gerekecektir. Avukatlık Kanunu 42'inci maddesinde geçen “ilgililer” kavramının içine bu nedenle mahkemelerde dahildir. Duruşma esnasında avukatın iş yapamaz durumda olduğunun anlaşılması halinde ise mahkeme ile ilgili baro başkanlığı arasındaki yazışmanın beklenilmesine ilişkin ara karar verilmesi gerekecektir.

Mahkeme ile baro başkanlığı arasındaki yazışmaların uzamasının hak kayıplarına neden olması ise üç aya kadar mümkün değildir. Çünkü Avukatlık Kanunu m. 42/II'ye göre avukatın yapmakta olduğu işlere ilişkin kanuni süreler görevlendirilen avukata dosyaların devir ve teslimine kadar işlemez. Dolayısıyla görevlendirilen avukat dosyaları alıp görevine başlayıncaya kadar kanuni süreler hukuken durmuş olacaktır. Ancak bu durumun üst sınırı en fazla üç aydır. Bu üç aylık süre mahkemeler için değil baro başkanları için getirilmiş olup bu süre içinde iş göremez durumda olan bir avukatın yerine görevlendirme yapılamaması ya da yapılan görevlendirmeleri avukatların kabul etmemesi durumunda ortaya çıkabilecek zararlardan baro başkanları ve geçerli bir mazereti olmaksızın görevi kabul etmeyen avukatlar sorumlu olacaktır. Mahkemeler bu gibi durumlarda en fazla üç ay bu durumu bekletici mesele yapabilir ve sonrasında ise ya iş sahibine kendisini yeni bir avukatla temsil ettirmesi için ya da davayı kendisinin takip etmesi için süre vermesi gerekir. Buna rağmen iş sahibinin yeni bir avukatla kendisini temsil ettirmemesi ya da davayı kendisinin takip etmemesi durumunda davacı ise dosyanın HMK m. 150'ye göre işlemden kaldırılması kararı verilmesi davalı ise davalının yokluğunda yargılamaya devam etmesi gerekir.

V. UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR:

Bazı baro başkanlarının 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 42'inci maddesinin uygulamasını hiç yapmamış olmaları nedeniyle iş yapamaz durumda olan avukatlar için yeni görevlendirmeler yapmak konusunda zamanında harekete geçmedikleri gözlenmektedir. Bazı baroların ise iş yapamaz durumda olan avukatların UYAP üzerinden mazeretli sayılmaları gibi usul hukuku ile bağdaşmayan ve yargılamaları tıkayacak nitelikte talepleri olmaktadır. Bu nedenle özellikle çok fazla sayıda avukatın iş yapamaz durumda olmaları gibi olağanüstü durumları ortaya çıkması halinde komisyon başkanlıklarının ilgili baro başkanlıklarına 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 42'inci maddesini hatırlatır bir yazı göndererek kısa süre içinde avukat görevlendirmelerinin yapılmasını sağlamaları yargılamaların duraksamaksızın yapılabilmesi için önemlidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder