5 Ağustos 2013 Pazartesi

MİRAS PAYLAŞIM DAVASI İLE TARIMSAL İŞLETMELERİN PAYLAŞILMASI

MİRAS PAYLAŞIM DAVASI İLE
TARIMSAL İŞLETMELERİN PAYLAŞILMASI

I. GİRİŞ:

Miras paylaşım davalarında en çok görülen uyuşmazlıkların başında tarımsal işletmelerin paylaşımı gelmektedir. Türk Medeni Kanunu gerek nüfusun büyük bölümünün tarım alanında çalışıyor olması gerekse ülke ekonomisini ilgilendiriyor olması nedeniyle tarımsal işletmelerin miras paylaşımını özel olarak düzenlemiştir. Bu makalemizde bu konuyu ele alacağız.

II. MİRAS MALLARININ HUKUKİ DURUMU:

Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, bütün mirasçılar terekedeki bütün hak ve borçlara ortaktırlar. Mirasçıların bu ortaklıkları elbirliği mülkiyetidir. Eski medeni kanunumuzdaki ifadesi ile iştirak halinde mülkiyettir. Bu durumdaki mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. 

III. MİRAS MALLARINA TEMSİLCİ ATANMASI:

Eğer miras mallarının idaresi konusunda uyuşmazlık varsa TMK m. 640’a göre mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Temsilcinin görevi paylaşmaya kadar malların idaresinin sağlanmasıdır.

            IV. TEREKE BORÇLARINDAN SORUMLULUK:

Mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludurlar.

V. HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU’NA GÖRE GÖREVLİ MAHKEME:

HMK m. 4/I,b hükmüne göre taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davalarda sulh hukuk mahkemeleri görevlidir. Aynı maddenin (ç) bendi bu kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davalarda da sulh hukuk mahkemelerini görevli kılmıştır. Miras paylaşım davalarını düzenleyen TMK m. 642 her mirasçının, terekedeki belirli malların aynen, olanak yoksa satış yoluyla paylaştırılmasına karar verilmesini sulh mahkemesinden isteyebileceğini düzenleyerek miras paylaşım davalarında da sulh hukuk mahkemelerini görevli kılmıştır.

VI. HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU’NA GÖRE YETKİLİ MAHKEME:

HMK m. 11/I hükmüne göre terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalarda ve terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.

VII. YARGILAMA YÖNTEMİ:

HMK m. 316/I,a hükmüne göre sulh hukuk mahkemelerinde görülen davalarda basit yargılama yöntemi uygulanır. Miras paylaşım davaları da sulh hukuk mahkemelerinde görüleceği için basit yargılama yöntemine tabidir. Bu yargılama yönteminin en önemli özelliği dava ve cevap dilekçesinden sonra cevaba cevap ve karşı cevap yani replik ve düplik dilekçelerinin olmamasıdır. Bu nedenle dava açılırken bütün savlar dava dilekçesinde açıkça belirtilmelidir.

VIII. MİRASIN PAYLAŞILMASI:

Mirasın paylaşılmasını isteme hakkı mirasçılara aittir. Mirasın paylaşılması mirasçıların kendi aralarında yaptıkları ve hukuken geçerli olan bir sözleşmenin varlığı ya da kanun gereğince engellenebilir. Bunun dışında her zaman mirasın paylaşılmasını isteyebilir. 

Miras paylaşım davasında mirasa dâhil olan bütün mallar göz önünde tutulur. Ancak burada sadece tarımsal işletmelerin paylaşılmasını ele alacağız.

Tarımsal işletmelerin paylaşımında tarımsal işletmenin tarım faaliyetini engellemeyecek şekilde paylaşılması ya da özgülenmesi ilkesi esastır. TMK m. 659 Terekede bulunan, ekonomik bütünlüğe ve yeterli tarımsal varlığa sahip bir tarımsal işletmenin, işletmeye ehil mirasçılardan birinin istemde bulunması hâlinde bu mirasçıya gelir değeri üzerinden bölünmeksizin özgüleneceği kuralını getirmiştir.

Bir tarımsal işletmenin farklı mirasçılara özgülenebilmesi için değerinde azalma olmaksızın birden çok yeterli tarımsal varlığa sahip işletmeye bölünebilecek nitelikte olması gerekmektedir. Tarımsal işletme bu özelliğe sahipse, sulh hâkimi bunları, istemde bulunan ve işletmeye  ehil olan birden çok mirasçıya ayrı ayrı özgüleyebilir. Özgülenme kararı işletme için gerekli olan araç, gereç ve hayvanları da kapsayabilir.

İşletmenin yeterli tarımsal varlığa sahip olup olmadığı, tarım bölgeleriyle tarım türlerinin özellikleri göz önünde tutularak ilgili bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Ancak yinede mahkemenin bilirkişi aracılığı ile bu durumu tespit ettirmesi gerekir.

Tarımsal işletmenin özgülenmesini birden çok mirasçının istemesi durumunda sulh hâkimi, kişisel yetenek ve durumları göz önünde tutmak suretiyle işletmenin hangi mirasçıya özgüleneceğine karar verir. İşletmeyi kiraya vermek yerine kendisi işletmek isteyen ve bunun için ehil olduğu anlaşılan mirasçıya özgülemede öncelik tanınır. İşletmeye ehil olmanın belirlenmesinde, özgülenme isteyen mirasçının eşinin yetenekleri de göz önünde tutulur. Çünkü eşlerinde tarımsal işletmelerde önemli emek harcadığı bilinmektedir.

Miras bırakan ölmeden önce yapacağı ölüme bağlı tasarrufla işletmenin kendisine özgülenmesini isteyen ve buna ehil olduğu anlaşılan mirasçının bu konudaki istem hakkını ortadan kaldıramaz. Bu durumun iki istisnası bulunmaktadır. Birincisi mirasçılıktan çıkarma ve mirastan feragat hâlleridir. İkincisi ise birden çok mirasçıda özgülenme koşullarının bulunması hâlinde, kendisine özgülenme yapılacak mirasçının ölüme bağlı tasarrufla belirlenebilecek olmasıdır.

TMK m. 663 getirdiği düzenleme ile ergin olmayan mirasçıların haklarını koruma altına almıştır. Buna göre mirasçılar arasında ergin olmayan ayırt etme gücüne sahip altsoy varsa; paylaşma, bunlar ergin oluncaya kadar ertelenebilir veya mirasçılar arasında özgülemeye karar verilebilecek tarihe kadar aile malları ortaklığı kurulur.

Tarımsal işletme kendisine özgülenecek olan mirasçı diğer mirasçılara payları karşılığında ödeme yapmak zorundadır. Yasa koyucu hâkime işletme kendisine özgülenecek olan mirasçının diğer mirasçılara payları oranında yapacağı ödemelerle tarımsal işletmenin özgülenmesinden önce güvence altına alınmış olan borçlarının toplamının işletmenin gelir değerinin dörtte üçünü aşması halinde özgülenen işletmenin paylaşılmasını uygun bir süre erteleme yetkisi tanımıştır. Bu hükmün getirilme nedeni miras paylaşımı nedeniyle tarımsal işletmenin iflasının önlenmesidir. Bu takdirde mirasçılar arasında kazanç paylı aile malları ortaklığı kurulmuş olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder