29 Temmuz 2013 Pazartesi

MİRASTA TENKİS (İNDİRME) DAVALARI


MİRASTA TENKİS (İNDİRME) DAVALARI

I. GİRİŞ:

Ülkemizde muris muvazaası davaları ile birlikte en çok görülen miras davalarından biri de tenkis davalarıdır. Tenkis kelime anlamıyla indirme, azaltma, eksiltme anlamına gelmesine karşın yeni Türk Medeni Kanunu’nda kelime olarak değişikliğe uğramamıştır. Bu makalemizde tenkis davalarının incelemesini yapacağız.

II. TENKİS DAVASI NEDİR? :

TMK m. 560’a göre tenkis davası, miras bırakanın mirasçılarının saklı paylarını da içine alacak şekilde, bıraktığı miras malları üzerinde tasarrufta bulunması üzerine mirasçılarının, kendi saklı paylarını aşan tasarrufların indirilmesini dava yolu ile istemeleridir. Bu tanımdan yola çıkarak tenkis davasında iki hukuki kavramın açıklanması gerekmektedir. Birincisi miras bırakanın kendi malları üzerindeki ölüme bağlı tasarruf yetkisi diğeri ise mirasçıların saklı paylarıdır.

III. ÖLÜME BAĞLI TASARRUFLAR:

Türk Medeni Kanunu’na göre iki tür ölüme bağlı tasarruf bulunmaktadır. Bunlar, vasiyet ve miras sözleşmesidir. Herkes ölmeden önce vasiyet ve miras sözleşmesi yaparak kendi mallarını istediği kişiye bırakabilir. Mirasını bırakacağı kişinin mirasçı olması gerekmemekle birlikte yasal mirasçıların aşağıda açıklayacağımız bir takım hakları bulunmaktadır. Miras bırakanın yasal mirasçısı yoksa miras bırakan mirasının tamamında tasarruf hakkını kullanabilir.

IV. SAKLI PAY:

Saklı pay, miras bırakanın yasal mirasçılarının üzerinde tasarrufta bulunamayacağı miras paylarına verilen hukuki tanımdır. Her yasal mirasçının saklı payları bulunur ve miras bırakan bu saklı payları ihlal eden ölüme bağlı tasarrufta bulunamaz. TMK m. 506’ya göre yasal mirasçıların saklı payları aşağıdaki gibidir.

— Altsoy için (çocuklar, çocuklar yoksa torunlar) yasal miras payının yarısı,

— Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,

— Sağ kalan eş için, altsoy (çocuklar, çocuklar yoksa torunlar) ile birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı,

— Sağ kalan eş için, ana ve baba zümresiyle (ölen eşin kardeşleri) birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı,

— Sağ kalan eş için ölen eşin ana ve babasıyla birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının dörtte üçü.

V. TENKİS DAVASINDA HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER:

TMK m. 571’e göre Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer.”

Bir yıllık sürenin başlama tarihi çoğu zaman tespit edilememektedir. Çünkü tenkise bağlı kazandırmalar yukarıda belirttiğimiz vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı kazandırmalardan çok miras bırakanın ölümünden kısa süre önce yaptığı satış, bağış ve benzeri işlemlerle oluşmaktadır. Hak sahipleri özellikle tapulu taşınmazların işlemleri için tapu siciline gittiklerinde bu durumu öğrenmekteler ancak dava açma süresinin başlamaması için bu durumun kayıt altına alınmasına yönelik her hangi bir işlem yapmamaktadırlar. Bu gibi durumlarda muris muvazaası davasını açmak süre kısıtlaması olmadığı için mirasçılara daha kolay gelmektedir.  

Eğer vasiyetname ya da miras sözleşmesi varsa o takdirde vasiyetname açıldığında hazır olan mirasçılar saklı paylarının zedelendiğini öğrenmiş sayılırlar. Vasiyetname açıldığında hazır olmayanlar ise vasiyetnameyi açan mahkemenin kendilerine tebligat çıkartmaları ile durumu öğrenmiş olurlar. On yıllık süre vasiyetname açılırken hazır olmayan ve daha sonra da saklı paylarının zedelendiğini öğrenemeyenler içi geçerli olan üst süredir. On yıllık süre geçtikten sonra tenkis davası açılamaz.  

Miras bırakanın birbiri ile çelişkili birden fazla vasiyeti ya da vasiyetnamesi ile çelişkili miras sözleşmesi varsa ya da bunlar üzerinde sahtelik iddiaları bulunuyorsa o takdirde bu tasarruflardan birinin mahkeme kararı ile iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlayacağı için tenkis davası açma süreleri iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlayacaktır.

VI. HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU’NA GÖRE GÖREVLİ MAHKEME:

Tenkis davasında görevli mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 2/I’de yer alan Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir” hükmüne göre asliye hukuk mahkemeleridir. Çünkü tenkis davaları mal varlığı hukukundan doğan dava türü olduğundan dava konusu hakkın değerine göre görevli mahkeme belirlenmektedir.

VII. HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU’NA GÖRE YETKİLİ MAHKEME:

Tenkis davalarında HMK m. 11/I,a hükmüne göre ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Muris muvazaası davalarında da tenkis talebinde de bulunulabilir. Ancak muris muvazaası sebebiyle açılacak davada ayrıca tenkis de kademeli olarak talep edilmiş olsa bile muris muvazaası davaları daha kapsamlı davalar olması nedeniyle yetkili mahkeme HMK m. 12/I’e göre belirlenecektir. Yani yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olacaktır.  

Davaya konu taşınmazların birden fazla olması ve her birinin ayrı mahkemelerin yetkisi içine girmesi durumunda HMK m.12/III’e göre taşınmazlardan birinin bulunduğu yer mahkemesinde diğer bütün taşınmazlar içinde tenkis talepli muris muvazaası davası açılabilir.

 VIII. HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU’NA GÖRE YARGILAMA YÖNTEMİ:

Tenkis davaları HMK m. 118 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan yazılı yargılama yöntemine tabidir.

IX. DAVA AÇMA HAKKI OLANLAR:

Tenkis davası açma hakkı miras bırakanın ölüme bağlı tasarrufla saklı payı ihlal edilen mirasçılardır. Miras bırakan ölmeden önce tenkis davası açılabilmesi hukuken olanaklı değildir. Miras bırakan ölmeden önce hak düşürücü sürelerde işlemeye başlamaz.

TMK m. 562 mirasçıların alacaklılarına da tenkis davası açma hakkı tanımıştır. Buna göre saklı payı zedelenen mirasçı, iflâsı etmesi hâlinde iflâs dairesinin veya mirasın geçtiği tarihte kendisine karşı ellerinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklıların ihtarına rağmen tenkis davası açmazsa, iflâs idaresi veya bu alacaklılar, alacaklarının elde edilmesi için gerekli olan oranda ve mirasçıya tanınan süre içinde tenkis davası açabilirler. Bu hükmün getirilme nedeni miras bırakanın mirasçılarını danışıklı tasarruflarla alacaklılarına karşı korumaya kalkması durumunda alacaklıların haklarının korunması içindir.

Benzer bir danışıklı işlem mirasçılıktan çıkarılanın çıkarma halinde de olabilir. bu durumda da mirasçının mirasçılıktan çıkarma tasarrufuna itiraz etmemesi durumunda da iflâs idaresi veya alacaklılar, aynı koşullarla tenkis davası açabilirler.

X. DAVALILAR:

Tenkis davasında, miras bırakanın yaptığı tasarrufla saklı pay sahibi mirasçıların olması gereken miras payını almış olan diğer mirasçılar ya da yasal mirasçı olmayan diğer kişiler davalı olarak gösterilir. Miras bırakan saklı pay sahibi mirasçının olması gereken oranda mirası başka bir yasal mirasçısına ya da yasal mirasçısı olmayan birine örneğin bir vakfa ya da derneğe miras olarak bırakmış olabilir. Bu durumda saklı pay sahibi yasal mirasçı miras bırakılan diğer kişileri davalı olarak gösterecektir.

XI. TASARRUF EDİLEBİLİR KISMIN HESAPLANMASI:

Tenkis davası açıldığında öncelikle miras bırakanın bütün mal varlığının tespiti yapılmalıdır. Miras bırakanın mal varlığının tespiti yapılmadan ne kadarında tasarruf edebileceği anlaşılamaz. TMK m. 507’ye göre;

Tasarruf edilebilir kısım, terekenin miras bırakanın ölümü günündeki durumuna göre hesaplanır.

Hesap yapılırken, miras bırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri, miras bırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri terekeden indirilir.”

Bunların dışında eğer miras bırakan sağlar arası karşılıksız kazandırmalar da bulunmuşsa, bu kazandırmalar tenkise tâbi oldukları ölçüde, tasarruf edilebilir kısmın hesabında terekeye eklenir.

Terekeye eklenen bir diğer alacak kaleme ise miras bırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere yaptığı sigorta alacağıdır. Bu alacak miras bırakanın ölümü zamanındaki satın alma değeri ile terekeye eklenir.

Bütün bu hesaplamalar yapıldıktan sonra miras bırakanın mirasında ne kadar tasarrufta bulunabileceği ortaya çıkar. 

XII. SAKLI PAY SAHİBİ MİRASÇILARA YAPILAN KAZANDIRMALAR:

Miras bırakan bir kısım mirasçılar lehine onların miras paylarını aşacak şekilde ölüme bağlı kazandırmalar yapmış olabilir. Bu durumda TMK m. 561’e göre;

Saklı pay sahibi mirasçılara ölüme bağlı tasarrufla yapılan ve tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların onların saklı paylarını aşan kısmı orantılı olarak tenkise tâbi olur.”

Hangi mirasçının saklı payı aşılmışsa aşılan miktar üzerinden orantısal olarak indirim yapılacaktır. 

Tenkise tâbi ölüme bağlı tasarruflardan bir kısmı saklı pay sahiplerine bir kısmı ise saklı pay sahibi olmayan kişilere yapılmışsa o takdirde saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payı aşan kısmı ile saklı pay sahibi olmayan kimselere yapılan kazandırmalar orantılı olarak tenkis edilir. Bu yapılırken saklı payın altına düşülemez. Ancak saklı payı olmayan kişinin payına düşecek miras payında böyle bir alt sınır yoktur.

XIII. TENKİSE TABİ DİĞER KAZANDIRMALAR:

TMK m. 565 tenkise tabi sağlar arası karşılıksız kazandırmaları sınırlı olarak belirlemiştir. Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbidir;

1. Miras bırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlar arası kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,

2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,

3. Miras bırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,

4. Miras bırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar.

Bunların dışında TMK m. 567 ve 568’de düzenlinmiş iki tane daha tenkise tabi kazandırma bulunmaktadır. Bunlardan birincisi miras bırakanın kendi ölümünde ödenmek üzere üçüncü kişi lehine hayat sigortası yapmasıdır. Bu durumda, sigorta alacağının miras bırakanın ölümü zamanındaki satın alma değeri tenkise tâbi olur. İkincisi ise, miras bırakan, tahmin edilen devam sürelerine göre sermayeye çevrilmeleri hâlinde tasarruf edilebilir kısmı aşan intifa hakkı veya irat borcu altına girmişse bunlarda tenkise tabidir. Bu durumda mirasçılar, intifa hakkının veya irat borcunun tenkisini ya da tasarruf edilebilir kısmı vererek bu yükümlülüğün kaldırılmasını isteyebilirler.

            XIV. DAVACININ TALEP HAKLARI:

Davacı tenkis davası ile birlikte kendi saklı payına düşen kısmın diğer mirasçılardan indirilerek kendisine verilmesini talep edecektir. Ancak bazı durumlarda davacının saklı payına düşen kısmın verilmesi fiilen mümkün olmayabilir. Örneğin değerinde azalma meydana gelmeksizin bölünmesine olanak bulunmayan mallar tenkise tâbi olursa, saklı pay sahibine TMK m. 564 seçimlik hak tanımıştır. Buna göre saklı pay sahibi davacı, dilerse kendi payından fazlasını oluşturan bölüm için değerini ödeyerek malın verilmesini, dilerse kendi payına düşen kısmın değerine karşılık gelen parayı isteyebilir.  

Davacı malın kendisinde kalmasını talep ediyorsa, malın tenkis sebebiyle davacıya verilmesi gereken kısım düşüldükten sonra kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir. Bu parayı davacı davalılara öder.

            XV. İYİ NİYETLİ KİŞİNİN HUKUKİ DURUMU:

Kendisine tenkise tâbi bir kazandırma yapılmış olan kimse eğer iyi niyetli ise, sadece mirasın geçmesi anında kazandırmadan elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür; iyi niyetli değilse, iyi niyetli olmayan zilyedin geri verme borcuna ilişkin hükümlere göre sorumlu olur. Türk Medeni Hukukunda iyi niyetin esas olduğu ve kötü niyetin ispata bağlı olduğu unutulmamalıdır. 

XVI. MİRAS SÖZLEŞMESİNDE TARAF OLANIN HUKUKİ DURUMU:

Eğer bir kimsenin miras sözleşmesiyle elde ettiği kazandırma tenkise tâbi tutulursa, miras sözleşmesine göre bu kazandırma için miras bırakana verdiği karşılığın tenkis oranında geri verilmesini isteyebilir.

XVII. TENKİSTE SIRA: 

Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar yapılır. Önce ölüme bağlı tasarruflardan başlanır. Ölüme bağlı tasarrufların yetmemesi durumunda en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlar arası kazandırmalardan yapılır.

Zaman zaman kamu tüzel kişilerine ve kamuya yararlı dernek ve vakıflara da miras bırakılmaktadır. Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve sağlar arası kazandırmalar en son sırada tenkis edilir. Yasa koyucu kamu tüzel kişilerini ve kamuya yararlı dernek ve vakıfları bu hükümle koruma altına almıştır.

XVIII. DELİLLER:


Tenkis davasında her tür delile başvurulabilir. Uyuşmazlığın özelliğine göre tapu kayıtları, banka hesapları, kadastro tutanakları, vergi makbuzları, elektrik, su, doğalgaz makbuzları, mektup ve benzeri yazışmalar, tanık, bilirkişi incelemesi, keşif ve bunlara benzer başkaca deliller gösterilebilir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder