29 Mart 2012 Perşembe

6102 SAYILI YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE TAŞINMAZLARIN SERMAYE OLARAK GÖSTERİLMESİ

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU’NA GÖRE
TAŞINMAZLARIN SERMAYE OLARAK GÖSTERİLMESİ  
VE
BU TAŞINMAZLARIN TAPUYA TESCİLİ

I. GİRİŞ:

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu ile ticaret hayatımızı tamamen etkileyecek yeni düzenlemeler getirilmektedir. Bu düzenlemelerin bazıları TTK yürürlüğe girmeden önce yapılmış olan hukuki işlemleri de kapsamaktadır. Bu makalemizde taşınmazların şirketlere sermaye olarak konulması konusunu inceledik.

II. 6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU’NDAKİ DÜZENLEME:

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu m. 128/V ve VI’ya göre;

“Taşınmaz mülkiyetinin veya diğer ayni bir hakkın sermaye olarak konulması hâlinde, şirketin bunlar üzerinde tasarruf edebilmesi için tapu siciline tescil gereklidir.

Mülkiyet ve diğer ayni hakların tapu siciline tescili istemi ile diğer sicillere yapılacak tescillerle ilgili bildirimler, ticaret sicili müdürü tarafından, ilgili sicile resen ve hemen yapılır. Şirketin tek taraflı istemde bulunabilme hakkı saklıdır.”

Bu maddeye göre taşınmaz mülkiyetinin şirkete sermaye olarak konulması durumunda şirketin bu taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunabilmesi için taşınmazın tapu siciline tescil ettirilmesi gerekmektedir. Söz konusu tescilin gecikmemesi için ticaret sicili müdürlerine de tescil için tapu siciline resen başvuru yetkisi tanınmıştır. TTK yürürlüğe girdikten sonra kurulacak şirketler eğer bir taşınmazı sermaye olarak gösterirlerse şirketin ticaret siciline bildirilmesinden sonra ticaret sicili müdürü tarafından kendiliğinden tapu siciline bildirilecektir.

Bu konuda şirketlere tek taraflı istemde bulunma hakkı da tanınmıştır. Yani şirket yetkilileri sermaye olarak gösterdikleri taşınmazın şirket adına tapuya tescili için kendileri de başvuruda bulunabileceklerdir. Böylece ticaret sicili müdürünün tapu siciline bildirimde gecikmesi halinde şirket yetkililerinin ticaret sicili müdürünü beklemeleri de gerekmeyecektir.

III. 6103 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU’NUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN’DA Kİ DÜZENLEME:

6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun taşınmazların şirketlere sermaye olarak konulması hali için özel bir düzenleme getirmiştir. 6103 sayılı kanun m. 16/I’e göre;

“Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce bazı taşınmazlar bir şirkete sermaye olarak konulmuş, ancak bunların tapu sicilinde tescillerinin şirket adına  yapılmamış olması hâlinde, şirket alacaklıları, ortakları veya pay sahipleri tescil isteminde bulunabilecekleri gibi, tescilin, ticaret sicili müdürlerince  yaptırılması talimatını Sanayi ve Ticaret Bakanlığı da verebilir. Tescil harcı ile diğer harç ve masraflar, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde şirketten alınır.”

6103 sayılı kanun m. 16/I’de ki bu hüküm TTK yürürlüğe girmeden önce şirkete sermaye olarak bir taşınmazın gösterildiği ancak taşınmazın şirket adına tapuya tescilinin yapılmadığı halleri düzenlemektedir. Düzenleme ile TTK yürürlüğe girmeden önce kurulmuş ve sermaye olarak da bir taşınmaz gösterilmiş şirketlerin alacaklıları, ortakları veya pay sahipleri taşınmazın şirket adına tapu siciline tescili talebinde bulunabileceklerdir.

6103 sayılı kanun m. 16/I hükmü aynı zamanda TTK m. 128/VI hükmü ile de uyum içindedir. Buna göre Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın talimatı ile ticaret sicili müdürlerinin de TTK yürürlüğe girmeden önce bir taşınmazı sermaye olarak göstermiş olan şirketlerin bu taşınmazı hakkında tapuya tescil talebinde bulunabileceğini hüküm altına almıştır. Bu tescil başvurusu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın talimatı ile ticaret sicili müdürleri tarafından yapılırsa tescilden doğan harç ve masraflar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre taşınmazı hakkında tescil başvurusunda bulunulan şirketten alınacaktır. 6183 sayılı yasaya göre söz konusu harç ve masrafların tahsili yoluna gidilmesi şirketlere bir de icra masrafları çıkartacaktır. Bu sebeple TTK yürürlüğe girmeden önce ya da yürürlüğe girdikten sonra sermaye olarak konulmuş olan taşınmazların şirket adına en kısa sürede tapuya tescili işlemlerinin yapılması gerekir.  

            TTK yürürlüğe girdikten sonra kurulacak şirketlerin sermaye olarak gösterilecek taşınmazlarının ticaret sicili müdürleri tarafından yapılacak olan tescil işlemlerinin masrafları konusunda da aynı yol izlenecektir.

IV. ALACAKLILAR AÇISINDAN TESCİL BAŞVURUSU:

Sermayesinde taşınmaz gösterilen bir şirketin alacaklıları şirketin sermaye olarak gösterdiği ancak şirket adına tapuya tescil ettirilmeyen taşınmazın şirket adına tapuya tescilini talep edebilecektir. Böylece şirket aleyhinde alacağı için takip başlatmış ancak borçlu şirketin mal varlıkları alacaklarını karşılamayan alacaklılar borçlu şirkete sermaye olarak gösterilmiş ve şirket adına tescilli olmadığı için üzerinde haciz işlemi uygulayamadıkları taşınmazların satış ya da benzeri tasarruflarla elden çıkartılması gibi durumlarla karşılaşmaları bu hükümle engellenmiş olacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder